İncecik bedeni, yaşına rağmen hâlâ diri ve canlıydı; saçları koyu siyah, yüzünde ince çizgilerle dolu o büyülü ifadesiyle odanın köşesinde bekliyordu. Plump, yani dolgun adama baktığında gözlerindeki kıvılcım sıcaklığını direkt yansıtıyordu. İlk dokunuş anında bile tenleri birbirine yapıştı; kuru bir öpücükten sonra birdenbire hortladı sakso merakı. Kadının sıkı amcığını parmaklarıyla kovalarken adamın iri yarak ucu onu delip geçiyordu. İncecik bacaklarını açtığında adamın köklüğü hemen içine daldı, amcığı o kalınlıkla tam dolduruyor, her seferinde daha derine iniyordu.
Sürtüşmeler iyice hızlanmıştı; kadının içi ısındıkça ısındı, sıcaklığı artıyor, göğüslerinin altından nefesi kesiliyordu. Adam sert sert vurdukça kadın da karşılık veriyor; çırılçıplak vücutların birbirini eziyor oluşu ortamı iyice kızıştırıyordu. Tüylerle kaplı vajinasına saplanan iri yarak onun için tahammül sınırlarını zorluyor, her itin biraz daha dibine kadar sokulmasıyla amcığını sımsıkı yakalıyordu. Kadının yüzündeki acı ve zevk karışımı ifade, onun ne denli derinden sikiştiğini gösteriyordu.
Sonraki hamlede adam tamamen içine boşalmaya karar vermişti; kalın dişi tam anlamıyla kavrarken kütür kütür sesler yükseldi odada. İçindeki sıvıyı dışarı akıtmasın diye kadının bacaklarını cidareyle kapattılar ama içindeki man şiddetle yayıldı. Kadının gögsünü yumruk gibi kavrayıp sert sert sarsarak son damlasını oraya bıraktıktan sonra ikisi de nefes nefese yere yığıldılar. O tokat gibi gelen kökleme ve derin dayamanın etkisiyle kadın uzun süre buhar çıkardı; kalbindeki tutkuyu ve bedeninin dorukta nasıl eridiğini sessizce hissetti. Özellikle saksoya olan düşkünlüğü bu gece tekrar zirveye tırmanmıştı ve adam da onu sonuna kadar götürmekten çekinmemişti.