Evde telefonla babasıyla konuşurken, üvey oğlanın dikkatinin dağılmadığı o anda, anamın büyük poposu ve kışkırtıcı bakışları hiç olmadığı kadar keskin bir hale gelmişti. Telefonun ahizesini kulağında tutarken, o süslü amcığının kıvrımlarını elleriyle yokluyor, dudaklarında sinsi ve arsız bir tebessüm beliriyordu. Oğlanın sesindeki hafif tedirginlik ve aynı zamanda gizli arzusu, anasının içindeki vahşi canavarın uyandığını daha da körüklüyordu.
Telefon konuşması devam ederken, kadın sessizce oğlanın sırtına doğru yaklaşıp sımsıkı sarıldı. Koşturan kalp atışlarıyla birlikte, titrek nefesler boğazlarında düğümleniyordu. Onun sıcak tenini hissetmek için ellerini yavaşça belinden aşağı doğru indirdi; büyük poposunun her kıvrımını avuçlayıp sıkarak arkasından onu geriye çekti. Öyle bir an geldi ki telefon konuşması bile anlamsız hale gelmişti; adam telefonda laf kalabalığı yaparken, evin içinde karanlık arzular sessiz sedasız patlamaya hazırlanıyordu.
Anam arkasında dikilirken, sırtını hafifçe eğip o kocaman amcığını tekmelemeden duramadı; bu onun gizli zevkiydi artık. Oğlan ise telefon hattından sürdürdüğü sahte sakinlikle paralel olarak saksoyu ağzına aldı; dudakları arasında sertleşen yarak hızla inip kalkıyor, aynı zamanda anamın vajinasının ıslaklığını hissediyordu. Kadının sert ama nazik parmaklarıyla yukarıdan aşağıya inmesi, oradaki sıcaklığı iyice arttırıyordu.
Birdenbire anam işi sertleştirip oğlanın üzerine çöktü; büyük poposunu onun sertleyen yaragına yaslarken aynı anda kafasını öne eğdi ve amcığını dişledi. Nefesi kesiliyor, bodrum katındaki cılız sesler gibi telefon arka planda kalıyordu artık. Sikiş temposu giderek artıyor; yankılanan pişik sesleri odanın dört bir yanına yayılıyordu. Anam kendini bırakmıştı; inlemesi daha yüksek çıkıyor, her kökleme dalgasıyla sanki ilk defa bu günahkar hayata ayak basıyormuş gibi çırpınıyordu.
Oğlan da kendini kaptırmıştı bu oyuna; telefonu kulaktan düşürse de umurunda değildi artık. Sert kopmalarla içeride dayayıp amcığını nasıl taktığını hissettiriyor, kadının ıslaklığında kayboluyordu resmen. Nihayetinde ikisi de üst üste bindiği dorukta çıldırarak iniltilerini havaya savurdukları o an geldi: Oğlan sancılı ve dolu dolu boşalırken anam son kez kavrayıp koynuna çektiği büyük kalçasıyla onun sertleşen yaranın bütün gücüyle içine girmesine izin verdi. Telefon hâlâ çalıyorsa da artık kimsenin umrunda değildi…